Polikistik Over Sendromu(PCOS)

Tipik bir Polikistik Overli kadını tarif edecek olursak; kilo fazlası ve insülin direnci olan, vücudunda uygun olmayan biçimde (özellikle meme başı çevresinde, göbek çevresinde veya çene bölgesinde) tüylenme görülen, yüzünde ve sırtında akne derdi olan, saç dökülmesinden şikayetçi bir kadından bahsederiz. Adetleri sıklıkla düzensiz ve uzun aralıklıdır. Kolesterol ve tansiyon yüksekliği de bu hastalarda bulunabilir. Tabi ki bahsettiğimiz bu tablo her Polikistik Overli kadın için geçerli değil. Normal vücut ağırlığına sahip olan bir çok PCOS’li hasta var. Ama her ne kadar normal vücut ağırlığına sahip olsalarda beslenme Polikistik Over sendromu için çok önemli. Basit bir şekilde bu hastalığa iyi gelecek beslenme önerilerim şunlar;
🍉Basit karbonhidratlar azaltılarak kompleks karbonhidratlar arttırılmalıdır.
🍉Yüksek lif alımı sağlanmalı, meyve-sebze tüketimi arttırılmalıdır.
🍉Pcos ile ilgili bir çok çalışma bulunup bu çalışmaların bazılarında düşük glisemik indeksli besinlerin tercih edilmesi önerilmektedir.
🍉Her öğünde doğru karbonhidrat/protein/yağ alımı kan şekerini dengede tutmak için önemlidir.
🍉Düzenli egzersiz yapılmalıdır.

Unutulmamalıdır ki çoğu hastalık gibi Polikistik Over de tedavi edilemeyecek bir hastalık değildir. Multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilebilir.

Diyetisyen Ayşe Sude İl

Mide asidi yetersizliği ve belirtileri

✅Mide asidinin artması gibi azalması da mümkün olup bu durumda kişiler
mide asidi yetersizliğine bağlı şikayetlerden yakinmaktadir. Mide asidi
yetersizliğinde; sindirim problemleri, özellikle mide ile ilgili sikayetler,
bağırsakta artmış kötü bakteri (SIBO) vb. şikayetler gözlenebilir.

❎Mide ekşimesini genellikle mide asidi seviyesinin artmasına bağlarız. Ancak, birçok sindirim şikayeti düşük mide asidinin nedeniyle ortaya çıkar ve çoğu insan bunun farkında bile olmaz. Bu durumda hemen mide koruyuculara sarılırız ve durumu daha da kmtü bir hale götürürüz.

❗Peki mide asidi yetersizliğinin belirtileri nelerdir?

📌Yemekten sonraki 1 saat içinde şişkinlik, geğirme, gaz
📌Midede yanma, reflü
📌Dişleri fırçalasanız bile ağızda kötü koku.
📌Ter de kötü kokar.
📌Tırnaklarda çizgilenme, kırılganlık.
📌Artmış iştah: Doysanız bile hala aç hissedersiniz.
📌Yemekten sonra uykunuz gelir(kan şekeri yüksekse de)
📌ilaçlarla tedavi edilemeyen kansızlık (demir eksikliği)

📍Bu belirtiler sizde varsa mide asidiniz yetersiz olabilir. Bu durumu düzeltmenin yolları nelerdir?

✅Öğünler öncesi ev yapımı elma sirkesi eklenebilir. Doğal elma sirkesi,
mide asit düzeyinin yükselmesine yardımcı doğal bir destektir. Salatalarda
ve çorbalarda kullanılabilir, öğünler öncesi direk 2 yemek kasığı seklinde
içilebilir.

✅ Mide asidini destekleyici sindirim enzimleri veya Hidroklorik Asit (HCL)
hekim kontrolünde kullanılabilir. Ayrıca sindirim enzimi ve HCL içeren
besinlerden destek alınabilir. Yine doğal elma sirkesi bunların başında
gelirken; zencefil, fermente sebzeler (lahana ve pancar başta olmak üzere),
ananas, kivi, papaya gibi besinlere beslenmede yer verilebilir.

✅ Yemeklerle birlikte veya hemen öncesi/sonrasında sıvı tüketmemek
gerekir. Sıvı tüketimi mide asidini delüe ettiği için midedeki asidite
azalmakta ve öğün için gerekli mide asidi sağlanmamaktadir. Bu
nedenle öğünün hemen öncesi, sonrası veya sırasında sıvı tüketilmemesi
gerekmektedir.

Diyetisyen Kübra EREN ATEŞ

Diyette en sık yapılan 5 hata

Birçoğumuz hayatının bir döneminde mutlaka diyet yapmıştır. Çabucak, hızla kilo vermek için kulaktan duyduğumuz programları denemiş, belki kilo vermiş ama sonrasında daha fazlasını almıştır.

Popüler diyetleri uygulamak yerine, şahsımıza özgü hazırlanmış diyetlerle sağlıklı kilo vermek çok daha faydalı olacaktır. Aksi halde diyet esnasında yaptığımız hatalar, geri dönüşü olmayan sağlık problemleri yaşamamıza neden olabilir.

⿡Uzun Süreli Açlık ya da Öğün Atlama
Bu şekilde kilo vermeniz hızlanmaz. Aksine metabolizmanızın yavaşlamasına neden olduğu için kilo vermeyi de engeller. Aç kalmak ya da öğün atlamak kas kayıplarına neden olmasından sağlığınıza kalıcı zararlar gelmesine kadar pek çok olumsuz sonuç doğurabilir. Hatta çoğu zaman da kilo verdikten sonra hızlı bir şekilde bu kiloların alınmasına neden olur. Uzun süreli aç kalma veya öğün atlama diyet yaparken neden kilo alınır sorusunun cevabıdır.

⿢Yetersiz Karbonhidrat Tüketimi
Diyetlerin temeli karbonhidrat, yağ gibi besinlerin yoksunluğu değildir. Her besin grubundan uygun şekilde alınması gerekir. Özellikle yapılan en büyük yanlış karbonhidratı kesilirse kilo verileceği yönündeki anlayışında yatar. Hâlbuki yetersiz karbonhidrat tüketimi kas kaybı riskini de beraberinde getirir.

⿣Tek Tip Besin Tüketimi
Hiçbir diyette tek bir tip besinle beslenme stratejisi bulunmaz. Çünkü vücudun belirli besin yoksunlukları çok büyük sağlık kayıplarına neden olur.

⊙ Eğer tek tip beslenmeye dayalı diyet listesi ile diyet yaparsanız Vitamin, mineral ve kas kayıplarına neden olursunuz.

⿤Yetersiz Su Tüketimi
Yetersiz su tüketimi, vücutta ödem oluşmasına neden olurken sindirim enzimlerinin yeterince iyi çalışmasını önler. Gittikçe de metabolizmanız yavaşlar. Bu da kilo vermeyi durduran ve sağlığı bozan önemli bir faktördür.

⿥Yetersiz Yağ Tüketimi
Düşünüldüğün aksine her diyette belirli oranda yağ tüketimi zorunludur. Çünkü hücrelerin düzgün çalışması için gerekli olan sağlıklı yağ, yeterli miktarda tüketilmediğinde metabolizma yavaşlar ve kilo vermek zorlaşır.
Salataları yağsız tüketmek, yağda eriyen “A,D,E,K” vitaminlerinin emilimini engeller.

Diyetisyen Kübra EREN ATEŞ

Reformer Pilatesin omurga üzerindeki etkisi;

Egzersizin insan yaşamına ve omurga sağlığına iyi geldiği herkes tarafından bilinmektedir. Özellikle her tedavi için kişiye ve omurga problemine özel egzersiz türlerinin de değiştiği programlar fizyoterapistler tarafından planlanmaktadır. Her bir egzersiz türünün önemli olduğu ve yaşam kalitesini olumlu yönde etkilediği bilinmektedir.
Tüm vücut çalışılan ve omurga sağlığına iyi gelen egzersiz yöntemlerinden birisi de reformer pilatestir.

Reformer pilates stabilizasyon açısından en önemli kaslardan olan Core kaslarının, bel ve sırt ağrılarının en önemli sebeplerinden biri olan bel ve karın kaslarının, pelvisin stabilizasyonunu sağlayan kasların çalışıldığı, omurgayı destekleyen kaslar üzerinde yoğunlaşan bir egzersiz sistemidir. Bir problem için sadece tek bir bölgeye odaklanmadan vücut bir bütündür mantığıyla hareket eden bir yöntemdir.
Pilates egzersizleriyle omurga çevresi derin ve yüzeysel kaslar herhangi bir egzersizle olamayacak kadar çalıştırılabilir. Böylece omurga daha stabil, daha dengeli, daha esnek hale gelir.

Fizyoterapist Ezgi Fidan

Kulunç (fibrozit) (miyofasiyal ağrı sendromu) nedir, nasıl tedavi edilir?

Halk arasında kulunç girmesi, yel girmesi veya damar damar üstüne binmesi olarak bilinen ağrılı noktalar çoğunlukla boyun, sırt bölgesinde, genelde kürek kemiği etrafında bulunurlar. Uzun süreli kronik ağrıya sebep olan kulunçların nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Kulunçların aslında ağrı dışında hiç bir zararı ve tehlikesi yoktur fakat yaşam kalitenizi olumsuz yönde etkiler.
Genellikle ağrı kas ve iskelet sistemi ağrıları ile birlikte ve farklı noktalarda ortaya çıkabilir. Kulunçlu bölgede kaslar oldukça sert ve gergindir, biraz bastırmak veya sıkmak bile hastaya aşırı acı verir. Bu ağrı yayılabilir ve etkilenen kasta uyuşmaya, karıncalanmaya neden olabilir. Nefes alırken bile etkilenen bölgede batma hissi oluşur. Hasta hareket etmekte zorluk çeker fakat unutulmaması gerekir ki hareketsizlik ağrıyı daha fazla tetikler.

Fibrozit fiziksel ve psikolojik nedenlerden ortaya çıkabilir. Kasta aşırı zorlanma, yetersiz fiziksel aktivite (sedanter yaşam), soğuk ve rüzgarlı ortamda uzun süre bulunma, omurga problemleri, vitamin eksiklikleri, obezite, stres, ruhsal problemler, depresyon gibi pek çok nedenden genelde yaşam tarzı alışkanlıklarından kaynaklanır.

Fibrozit tedavisi öncelikli olarak iyi bir ön muayene ve hasta hikayesi alma ile başlar. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı tarafından yapılan muayene sonrası, fizik tedavi, sıcak uygulama, bölgesel medikal masaj, kuru iğneleme tedavisi, nöralterapi, proloterapi, manuel terapi, lazer tedavisi, germe ve gevşeme egzersizleri ile başarılı ve olumlu sonuçlar alınabilir.

Sağlık için ilk adım. Temiz beslenme.

🥦Temiz beslenme dendiğinde ilk olarak açıklanması gereken terim “TOKSİN” olmalıdır.
❌Toksin vücudumuza aldığımızda organlarımıza ve vücut fonksiyonlarımıza zarar verebilen, ağır metaller, mikroplastikler, tarım ilaçları, antibiyotik gibi maddelerdir.
✅Toksinlerden uzak beslenmeye ise TEMİZ BESLENME denir.

Temiz beslenmede ilk şart TEMİZ MUTFAKTIR. Temiz bir mutfak için dikkat edilmesi gereken ve çok basit olan bazı değişiklikler yapmalıyız.
📍Plastik ürünleri mutfaktan çıkartmak ve cam, porselen, seramik gibi ürünler kullanmak.
📍Teflon, alüminyum ve benzeri tencere tavalar yerine çelik tencere, tava kullanmak.
📍Streç film, alüminyum folyo vb. ürünleri mutfaktan uzaklaştırmak.
📍Paketli ürünleri elimizden geldiğince mutfağa sokmamak.
Bunlar temiz bir mutfak için atacağımız basit ama etkili adımlar olacaktır.
Gel gelelim TEMİZ BESLENME nedir kısmına?

Temiz beslenme toksin içeriği yüksek olan gıdalardan uzak bir beslenme tarzıdır. Malesef ki son dönemlerde teknolojinin gelişmesi, gıda ihtiyacının artması vb sebeplerle gıdalar sağlıklı olmaktan uzak bir hal aldı. Sağlıklı gıdaya ulaşmak ise oldukça zorlaştı. Peki kendimizi çok zorlamadan nasıl temiz beslenebiliriz?
✅İlk olarak daha çok sebze ve meyve ağırlıklı beslenme tarzına geçiş yapmalıyız. Sebze ve meyveleri yıkarken karbonatlı suda biraz bekleterek yıkamak tarım ilaçlarının etkisini azaltacaktır. Bilinenin aksine sirke tarım ilaçlarının etkisini artırmaktadır.
✅Yumurta, tavuk, kırmızı et, balık gibi kaynakların tüketimini azaltmak ve tüketirken organik olacak şekilde tüketmek faydalı olacaktır. Artık marketlerde bile yumurtaların organikleri bulunmakta.
✅Kırmızı et tüketimimizi kuzu etinden yana kullanarak danalar üzerinde kullanılan beslenme yöntemleri ve antibiyotik uygulamalarından uzak durmuş olacağız. Biz antibiyotik kullanımından uzak dursak ta besi alanında ki şartlar sebebiyle dana ve tavuklara sık sık antibiyotik uygulaması yapılmaktadır. Bu etleri tükettiğimizde yine antibiyotiği vücudumuza almış olmaktayız.
✅Tavuk için en güzeli bulabildiğiniz köy tavuklarını alıp buzluğa atmak olabilir.

✅Balık tüketirken ağır metal yükünden kaçınmak için derin deniz balıkları yerine orta ve yüzey balıkları tercih edilebilir.
✅Paketli gıda ve fast food tüketimini oldukça azaltmak temiz beslenme konusunda güzel bir adım olacaktır.
✅Çalışan biri olsanız bile yemeklerinizi yanınızda taşımak yine güzel bir adım olabilir. Bu sizin için zor oluyorsa ilk etapta evde bile bu değişiklikleri yapmak oldukça faydalı olacaktır.